act التركية ترجمة

act

النطق
f. davranmak, hareket etmek; oynamak, numara yapmak, numarası yapmak,rol yapmak, rol oynamak; etki etmek; görevini yapmak
i. hareket, davranış, amel, fiil; oyun, numara, rol, perde [tiy.]; eylem; kanun, yasa, resmi yazı; cinsel ilişki

عبارات توضيحيه

To accomplish great things, we must not only act, but also dream, not only plan but also believe, best wishes for your exam.
Büyük şeyler başarmak için harekete geçmek yetmez hayal kurmalı, planlamak yetmez inanmak da gerek, sınavlarında başarılar.
النطق النطق النطق Report Error!
Nicholas insisted that he acted alone.
Nicholas tek başına hareket ettiği konusunda ısrar etti.
النطق النطق النطق Report Error!
They said he had acted shamefully.
Onun utanç verici bir biçimde davrandıklarını söylediler.
النطق النطق النطق Report Error!
Dr. White acted as our interpreter.
Dr Beyaz bizim tercümanımız olarak görev yapmıştır.
النطق النطق النطق Report Error!
You need to stop acting so stupid.
Böyle aptalca hareket etmeyi bırakmalısın.
النطق النطق النطق Report Error!
I don't like the way Nicholas is acting.
Nicholas'ın davranma tarzını sevmiyorum.
النطق النطق النطق Report Error!
Nicholas acted like he didn't know Mary.
Nicholas Mary'yi tanımıyormuş gibi davrandı.
النطق النطق النطق Report Error!
Nicholas acts like nothing else matters.
Nicholas başka bir şey önemli değil gibi davranıyor.
النطق النطق النطق Report Error!
In an emergency do you act quickly?
Acil bir durumda hızlı davranır mısınız?
النطق النطق النطق Report Error!
You had better act upon his advice.
Onun nasihatına göre davransan iyi olur.
النطق النطق النطق Report Error!
Children want to act like grown-ups.
Çocuklar yetişkinler gibi davranmak isterler.
النطق النطق النطق Report Error!
Nicholas acted as if he didn't know Mary.
Nicholas sanki Mary'yi tanımıyormuş gibi davrandı.
النطق النطق النطق Report Error!
You should have acted on her advice.
Onun tavsiyesi üzerine hareket etmeliydin.
النطق النطق النطق Report Error!
He was caught in the act of stealing.
Hırsızlık yaparken yakalandı.
النطق النطق النطق Report Error!
Murder and robbery are criminal acts.
Cinayet ve soygun suç eylemleridir.
النطق النطق النطق Report Error!
She acted as if she knew French well.
Sanki Fransızcayı iyi biliyormuş gibi davranıyordu.
النطق النطق النطق Report Error!
Some said his raid was an act of war.
Bazıları onun baskınının bir savaş eylemi olduğunu söyledi.
النطق النطق النطق Report Error!
Nicholas acted as an interpreter for Mary.
Nicholas Mary için tercüman olarak davrandı.
النطق النطق النطق Report Error!
Nicholas has been acting strangely lately.
Nicholas son günlerde tuhaf şekilde davranıyor.
النطق النطق النطق Report Error!
A teenager sometimes acts like a baby.
Bir ergen bazen bir bebek gibi davranır.
النطق النطق النطق Report Error!
Dictionary Extension
مشاركة هذه الصفحة
الأزمنة
Present participle: acting
Present: act (3.person: acts)
Past: acted
Future: will act
Present conditional: would act
Present Perfect: have acted (3.person: has acted)
Past Perfect: had acted
Future Perfect: will have acted
Past conditional: would have acted